Advert
Ekmek parası değil Kefen parası mı?

Ekmek parası değil Kefen parası mı?

Bu içerik 6685 kez okundu.
Siz hiç sigortasız bir işte kendinizi 600 TL gibi basit bir paraya ölüme sattınız mı?
On bin tekstil işçisi sırf siz daha estetik kotlar giyebilesiniz diye günden güne ölüme gidiyor. Çoğunuz ismini dahi duymadığınız Silika tozu yüzünden hem de. Bunun adı canlı afet ve binlerce insanı ölüm döşeğine sürükleyen vampir bir hastalık; Silikozis :
Kot kumlama, kotların beyazlatılması, eskitilmiş görünüm verilmesi için, kumun kuru hava kompresörleriyle kotların yüzeyine tutularak aşındırılması işlemine verilen isimdir. Çalışma esnasında yoğun bir şekilde solunan silisyumun akciğerde ciddi tahrişlere neden olmaktadır.  Her ne kadar yeni bir hastalık olarak görülse de esas olarak madenlerde, dökümhanelerde, tünel ve yol yapımı işlerinde, seramik vb işkollarında çalışan işçilerin silika tozuna (granit taş-kum tozu) maruz kalmasıyla ortaya çıkan bir hastalık. Ancak, kot taşlamacılığına bağlı silikozis, dünyada ilk kez 2005 yılında ülkemizde görüldü. Bilinen klasik silikozis hastalığı en az 10 yıllık  yoğun bir çalışma sonrası, silika içeren kumun veya tozun solunmasına bağlı olarak ortaya çıkan, nispeten yavaş seyirli bir hastalık. Hastalarda genelde 30-40-50-60’lı (işe girme yaşlarına göre) yaşlarda şikayetler başlıyor, zamanla akciğerin etkilenme derecesine bağlı olarak kalp yetmezliği gelişebiliyor. Hastalık aynı zamanda akciğerdeki koruyucu mekanizmaları zayıflattığı için tüberküloz (verem) ve akciğer kanseri gelişme riskini artırıyor. Solunan toza karşı vücut savunmasının verdiği cevaba bağlı olarak akciğerlerde fibrozis denilen bir çeşit katılaşma oluyor. Belli bir dönemden sonra işçi o işten ayrılsa bile hastalık ilerleyebiliyor. Hastalığın ilerlediği durumlarda solunum giderek bozuluyor ve ne yazık ki hastalık ölümle sonlanabiliyor. ilerlemiş hastalığın şu anda bilinen bir tedavisi yok. Çok zor olsa da akciğer nakli yapılabiliyor, fakat bazen bu durumda bile hastalık nüksedebiliyor. Ayrıca, ülkemizde henüz gerçekleşen başarılı bir akciğer nakli söz konusu değil.
Kot Kumlama işçileri Neden Yüksek Tehdit Altında?
Hastalık genellikle madencilerde 20-30 yıllık çalışmadan sonra ortaya çıkıyor, ama kot taşlama işçilerinde olduğu gibi eğer çok yoğun toza maruz kalınırsa birkaç yıl içinde ortaya çıkıp hızla gelişen bir hastalık halini alabiliyor. Tekstil işkolunun tamamında yaşanan çalışma koşullarına benzer biçimde, kot atölyelerinde işçiler günde ortalama 12 saat çalıştırılıyor. Bu işte kullanılan özel kum değerli olduğu için, patronlar kum zayi olmasın diye işçileri havalandırmanın olmadığı, hatta pencerelerin sıkı sıkıya kapatıldığı ortamlarda çalıştırıyor. Oysa, bu işyerinde havalandırmanın çok iyi sağlanması ve işçilerin kum tozunun karıştığı havayı solumamasını sağlayacak özel giysiler giymesi gerekiyor. Burada önemli olan şudur: Silikozis solunan kum tozunun sebep olduğu ÖNLENEBiLiR bir hastalıktır. Mevcut ağız maskeleri koruma sağlamaz! Ya tamamen kapalı alanlarda, kolların dışarıdan robot-yapay kol gibi bir mekanizma içinden kullanıldığı sistemlerde yapılmalı ya da astronot kıyafetlerine benzer dışarıdan havalandırılan ya da hava tüpleri kullanılan tüm vücudu örten özel giysiler giyilmeli, aynı zamanda kumlama yapılan alandan toz yayılması engellenmelidir. Ama değil özel kıyafetler, en basit ağız maskeleri bile tedarik edilmemiş kot taşlama işçileri yoğun toza uzun saatler boyu maruz kaldıkları için şimdi hastalığın tehdidi altında.
Kaç işçi Tehlikede, Ne Kadarı Hasta?
Çalışma Bakanlığı’nın tahminlerine göre, şimdiye kadar 5-10 bin tekstil işçisi bu işte çalıştırılmış. 2-3 ay gibi çok kısa sürelerde de olsa bu işi yapan binlerce işçi soludukları tozun yoğunluğu nedeniyle hastalık tehdidi altında yaşıyor. Sadece Bingöl’ün Karlıova ilçesinin, 300 haneli Taşlıcay Köyü’nde neredeyse her evde bir silikozis hastası var. Hasta işçilerin birçoğu silikozis daha önce bu işkolunda görülmemiş bir hastalık olduğu için yanlış teşhis mağduru. Yanlış teşhis konmuş ya da doktora gitmemiş işçilerin bir kısmı hastalıklarının nedenini bilmediğinden aynı iş koşullarında çalışmaya devam ediyor. Hastalığı teşhis edilmemiş ya da yanlış teşhis edilmiş işçiler nedeniyle silikozis hastası işçilerin sayısı tam olarak bilinemiyor, ancak binlercesinin hasta olduğu tahmin ediliyor. Sadece istanbul’daki üç büyük hastanede (iÜ. Tıp Fakültesi, Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi, Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi) bu yıl yüzü aşkın silikozis hastası yatış yapmış, bu rakama polikliniklerde ayaktan tedavi olan işçiler dahil değil. Son bir yıl içinde, sadece istanbul’da tespit edilen ölüm sayısı yirmiyi aşkın, ancak rakam gerçekten oldukça uzak. Hasta işçilerden öğrendiğimiz teşhis konmadan ölen işçi arkadaşlarının sayısının daha fazla olduğu. Bunlar, sadece istanbul’daki kayıtlı rakamlar, ancak durum istanbul’la sınırlı değil. Sinop, Tokat, Bingöl, Siirt, Erzurum, Yozgat, Zonguldak ve Çorum’da da kot taşlama sonucu akciğerleri iflas edip memleketlerine dönen çok sayıda işçi var. (kotiscileri.org)
 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Kavga çıkmıştı: Diyarbakır’daki o havuz kapandı
Kavga çıkmıştı: Diyarbakır’daki o havuz kapandı
Diyarbakır’da yorgun mermi faciası: Sınava giremedi
Diyarbakır’da yorgun mermi faciası: Sınava giremedi