Advert
Advert
Osmanlı Devrinde Ergani
Mustafa Üzülmez

Osmanlı Devrinde Ergani

Bu içerik 3888 kez okundu.

Osmanlı devrinde uzun zaman sancak beyliği (il merkezi) idi. 1846 tarihinde bakır madenlerinin yeniden çalıştırılması üzerine sancak beyliği Maden’e nakledildi. Bu tarihten sonra nüfuslu bir nahiye haline getirildi. Birinci ve ikinci Ermeni hadiseleri dolayısıyla Hıristiyan Nüfusu sıfıra düştü. Kurt İsmail paşanın Diyarbakır valiliği zamanında Diyarbakır-Elazığ şosesinin dağın eteğinden geçmesi sebebiyle nahiye dağın tepesinden şimdi bulunduğu yere nakledildi. Cumhuriyete kadar buraya Osmaniye nahiyesi veya kasabası denirdi. Cumhuriyet devrinde yeni idare taksimatta burası Ergani ilçesi adıyla Diyarbakır iline bağlandı. Yukarı şehir denilen asıl Ergani önemini kaybettiğinden halkın bir çoğu köylere dağıldı. Bir kısmı da yeni kasabaya göç etti. Dolasıyla Ergani yani Osmaniye kasabası harebe haline geldi. Şimdi harebe halinde bulunan rski Osmaniye kasabasında Hıristiyanların mukaddes saydıkları Meryem ana manastırının 1434 te Bitlisli taş ustası Ermeni Mıgırdıç Nakkaş tarafından yapıldığı kaynaklarda mebcuttur. Çok geniş bir sahayı kaplayan manastır artık yok. Yerle bir olmuş. Bu kilise dağın tepesi üzerindedir. Bölgenin baş kilisesidir. Aynı zamanda Üniversitedir. Kaledeki diğer tepenin ismide Hüdafiran tepesidir. Yani Allah’ın yüksek tepesi anlamındadır. Hüdafiran tepesinde de büyük bir saray harabesi vardır. Buna Fedai bey sarayı denir. Ergani, İranlıların idaresinde iken Tuğrul ve Fedai beyler buranın kale beyleri idi. Bunlar burayı Eğili ve Dicle kenarında bulunan Çekopira kasabasını idare ederlerdi. Bu iki tepenin ara yerinde Zülkifil Nebinin türbesi bulunur. Bu Türbe hemen hemen her cuma günü civar illerden ilçeye gelenler tarafından ziyaret edilir. Selçuklu sultanı Alaattin Keykubat burada bir cami ve medrese yaptırmıştır. Birde kimliği pek bilinmeyen hoca Bahşayiş tarafından bir hamam bir cami birde medrese yaptırılmış. Gene adı geçen hoca Piriciman denen yukarı şehir suyununda getirilmesinde büyük rol oynamıştır. Hoca Bahşayiş halk arasında İranlı olduğu söylenir. 1917 yılında Rüştüye mektebi açılmıştır. Çok eskiden yapılmış olduğu belli olan iki tanede suluk vardır ki bunlar vaktiyle kale halkının su ihtiyaçını karşılayabilmiştir. Bu suluklar şimdi acınacak haldedir. sahip çıkan yok adeta yok olmaya terk edilmiştir. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
BORÇ MESELESİ YÜZÜNDEN SİLAHLI KAVGA: BABA AĞIR YARALANDI, OĞLU ÖLDÜRÜLDÜ
BORÇ MESELESİ YÜZÜNDEN SİLAHLI KAVGA: BABA AĞIR YARALANDI, OĞLU ÖLDÜRÜLDÜ
Diyarbakır'da cinayet sanığı 2 kişi yakalandı
Diyarbakır'da cinayet sanığı 2 kişi yakalandı