Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
AK Partililere 2. cinayet
Demirtaş, Erdoğan'la dalga geçti
Diyarbakır'da çekilen Sultan dizisi yakında başlıyor

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Toplamlar üzerinden konuşmak

Tarihten ders çıkarmanın önemi ne kadar kıymetli ise, arz ettiği önem üzerinden mevcudun ve geleceğin tahlilini yapmak, olan-bitenler üzerinden yol haritası çizmek de bir o kadar değerlidir.
01.01.1970 / 02:00


Genelde; 

‘Olan oldu, önümüze bakalım’, 

‘Ölenle, olana çare yok’ gibi toplumun uyutulmasına ön ayak olan, zemini toplumsal korkulara dayalı atasözü manasında, içinden çıkılmaz cümleler kullanıldığına hep birlikte tanıklık ederiz. 

Bireylerin hareket alanlarını daraltan, olan-biteni tahlil etmekten uzaklaştıran son sözlerdir, kimi zaman hepimizi etkisi altına almıştır. Peki, ‘tersi durum ne olabilir ki’, gibi düşünmeye zorlayan bir durum çıkmıyor mu ortaya? Elbette çıkıyor. Ancak, tahlil etme yeteneklerimizi devreye sokma gibi bir zorlamaya kendimizi tabi tuttuğumuzda, sonuç almanın mümkün olduğunu düşünüyorum. 

Türkiye, Kürtler, Ortadoğu, Dünya meseleleri ile son derece ilgili olan bir toplumun bireyleri olarak, kafa yormamız gereken çok şey var. Geçmiş, mevcut durum ve gelecek üçgeni üzerinden bir bağ kurmamız halinde, doğru noktaları yakalama şansımız çok daha güçlü olacaktır. 

Bu çerçeveyi kafamda oturtup yazarken, gelecekten çok, olan-biteni, olmuşla-ölmüş meselesini de tartışmak istiyorum. Tarihe göz atıp, olanlara bakıyorum; Ermeni katliamı, Kürt katliamı, darbeler, idamlar, cezaevlerinde yıllarca tutsak tutulan insanlar. Vs. Vs. 

‘Olmuşlar, bitmişler, ölmüşler’ kavramına oturtuyorum. 

Zamanı geriye döndürme şansına sahip olmadığımız için, olayları da geriye çevirme gibi bir gayret içinde olmamızın mümkün olmadığını, biliyorum/biliyoruz. ‘Olanla, ölene çare yok’ diye de konuşmadan, tartışmadan, yargılamadan geleceğe bakmanın mümkün olmadığının da gerekliliğine inanıyorum. Farkına varıyorum/farkında olmamızın sorumluluk olduğunu da kavramak gerekiyor, diye düşünüyorum. 

Toplumsal korkuyu dayatan, bireyleri kaderi ile baş başa, gelecek yolculuğuna çıkaran, kendisi sabit duran zihniyetin, aynı yerde duruşuna seyirci kaldığımız sürece, gelecek nesilleri de böyle bir yolculuğa çıkarmalarının zemin hazırlayıcıları olacağımızı bilmekle birlikte, bu zihniyetle mücadele azmini de bünyemizde her an diri tutmamız gerektiğine vurgu yapmak istiyorum. 

Niye ve neden unutalım?

Konuşalım, tartışalım, müzakere edelim, toplumsal korku yerine toplumsal mutabakatı sağlayalım, hep birlikte unutalım, işte o zaman, geçmişle hesaplaşmış, geleceği birlikte tesis etmeye karar vermiş bir toplum olarak ayaklarımız yere sağlam basacaktır. 

**

Kürtlerin milli burjuvazisi oluşmasın diye bir asırdır uygulanan yöntemler, çağdaş bir dünya aşamasında bile uygulanmak isteniyorsa, Avrupa Birliği, globalleşme, Ortadoğu’da güç olmak gibi bir hayalin gerçekleşmesinin mümkün olacağını sanmıyorum. Irak kürdünde bunun oluşmasına sıcak bakılırken, Türkiye kürdünün buna hakkının olmadığına hükmetmek, onu yok etmek gibi bir çaba içinde olmak, İslami değer yargıları başta olmak üzere, hiçbir değer yargısının çerçevesine oturmuyor. 

 

Etiketler:
Bu Makale Toplam 41 Kişi Tarafından Okundu
Yazarın Diğer Yazıları



OKUL SÜTÜNÜ ÖNCE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ İÇTİ
Milli Eğitim Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı tarafından ortaklaşa olarak dağıtılan Okul Sütü Projesi kapsamında dağıtılan sütlerle ilgili zehirlenme ve rahatsızlanma haberlerine karşı öğrencilere süt dağıtan Ergani İlçe Milli Eğitim Müdürü Yasin Yıldız, dağıtılan sütü bizzat içerek öğrencilere bilgi verdi

Warning: include(inc/facereklam.php) [function.include]: failed to open stream: No such file or directory in /home/erganihaber.net/httpdocs/inc/right_column-2.php on line 13

Warning: include() [function.include]: Failed opening 'inc/facereklam.php' for inclusion (include_path='.') in /home/erganihaber.net/httpdocs/inc/right_column-2.php on line 13