Advert
Advert
BAœYAœK iŞLER BEKLESiN, GELiN OLMAK GiBi iDEALLERiMiZ VAR
Yonca Pehleven

BAœYAœK iŞLER BEKLESiN, GELiN OLMAK GiBi iDEALLERiMiZ VAR

Bu içerik 742 kez okundu.

Çoğumuz çocuklarımıza sormuşuzdur büyüdüğünde ne olmak istediğini... Mutlu olmayı, iyi insan olmayı, faydalı olmayı istemelerini beklemek fazla ütopik kalıyor maalesef.. 
Üstelik günümüzde bir meslek seçmelerini beklemek bile ütopik olmaya başladı.
Erkekler zengin kızlar da zengin olma hayalinde en çok. Ama kızlarımız için artık başka bir tehlike boy göstermeye başladı sosyal hayatın içinde. Hatta bence kadınlarımız için..
Şimdilerde bir ritüel, kutlama akımı var adeta herkesi teşvik edercesine, kapılanın çıkmakta zorlanacağı kuvvette. iletişimin yaygınlaştığı günümüzde bu kutlamaları( kutlamanın yapılacağını değil nasıl yapıldığını) adeta afişe edip ilan etmek de ayrı bir ideal bu furyaya kapılanlar için...
Nasıl şahane bir düğün organizasyonu, nasıl bir doğum kutlaması, yaşgünü, yıldönümü, mezuniyet, ilk diş vs vs..bitmiyor...
Burada esas olan güzel yılları saygıyla, sevgiyle değerlendirdik, hamdolsun evliliğimiz ve ilişkimiz sağlam şükrü olsa belki yadırganmaz ama amaç sadece o kutlamanın içeriği yıldönümlerinde .Nasıl bir süpriz, heyecan, hediye..üstelik yalnız verilene değil ilan ediliyor aleme alan ve veren tarafından hem de. 
Yalnız evlilik mi anneler günü, sevgililer günü.. sürprizler hatta haber değerinde(?).. ilginç düğün kutlamaları, evlenme teklifleri, hediyeleri.. Teklif almak değil esas olan hediye almak da nerde nasıl alındığı önemli..
Ve anne adayları .. Bebeğinin zihinsel, ruhsal gelişimini desteklemeye çalışmak yerine, buna hazırlanmak yerine doğum günü ve tebrikler için hazırlanan ana-baba adayları...
Daha da içler acısı bir gerçek var. Bu ritüeller ve kutlamalar o kadar popüler ve istenilesi hale geldi ki kutlamalar mananın yerine geçti ve maalesef ideallerin..
Biliyor musunuz en korktuğum insan; ideali, fikri olmayan insandır; nereye çekseniz gelir. Neyle doldursanız alır. 
Ve çok önemli çocuklarımızın, gençlerimizin ruhunu, zihnini neyle doldurduğumuz..
Son zamanlarda büyüdüğünde( kim daha büyük orası tartışılır) ne olmak istediğini sorduğum minik kızlardan bazıları ne cevap verdi dersiniz? .. "Gelin Olmak" .  
Ya da genç kızlarımızın en büyük hayali...
Yıllardır en büyük acım kızlarımız sosyal olarak aktiflikten pasifliğe, üretkenlikten verimsizliğe yönlendirilmeleri..Kadın olmanın en büyük vasfının bilgiden, üretimden, emekten geçtiğinin unutulması..Şimdilerde aldığım bu cevapla acım daha da katlandı.
Toplumsal olarak gençlere, çocuklara verdiğimiz zararın haddi hesabı yok. Ruhlarına ve zihinlerine verilen görünmez zararların...
Anneler hep elişi, yemek, temizlik üçgeninde büyütüyor kızlarını.. Bunlar hobi ya da gereklilik olacakken ideal sanılıyor.. Ve zaman da emek de fikir de israf edilip gidiyor yıllarca. Bu konu derin ama şimdi esas mesele ritüeller, kutlamalar...
Sanal alemde de gerçek alemde de paylaşılıp imrenilen kutlamaların en büyüğü düğün organizasyonları. Bunun için harcananlar da (maddi manevi), toplumsal olarak, aklı başında(!) büyükler tarafından da onaylanmakta ve hatta desteklenmekte ne acı ki..
Anneler yıllarca gelin edeceği kızına çeyiz hazırlarken, babalar da davet için para harcamakta üstelik seve seve. 
Düğün toplumsal olarak hepimizce bir ideal haline gelmiş kimse farketmeden işlemiş iliklerimize. Müziği, yemeği, süslemesi, davetiyesi, gelinliği derken ana figür de gelin. Başrol de gelin. 
Çok geniş kapsamlı başka bir inceleme konusu olan diziler de aşk ve aşkın yaşanışı temalı.. Kimse farketmeden kızlarımız aşk ve kutlama kuklası haline gelmekte ve bizim sayemizde.
Kızların hayırlı işlerde koşturmak, üretken faydalı olabilecekleri işlerde, sosyal faaliyette yer almak gibi hayalleri, idealleri olanları çok az zaten. Kadının içini boşalttık, konumunu vasatlaştırdık.. Bakışımızı bozmakla kalmayıp kızların da kendilik algılarına el uzattık. Kızlar için bu idealler bir yana; anne olmak , evlilik yapmak, aile olmak bile değil artık ideal...
Kızlarımızın hayali ya aşık olunan, beğenilen bir kız olmak ya da güzel bir düğünün güzel beğenilen gelini olmak.........
Dikkat edin hep beğenilen..Bir dış beğeniye ihtiyaç ve bir iç değil dış süsleme yanılgısı..
Geç kalmadan el atmalıyız bu duruma.Kızlarımız da içini güzelleştirmeli dışından çok..Gaye dış odaklı değil iç odaklı olmalı. Ritüeller ve kutlamalar mananın yerine geçmemeli.. Kızlarımızın zihni tvlerle, internetle yanlış hayallerle doldurulmadan gerçek ve faydalı fikir ve algılarla doldurulmalı. Bu psikolojik algının sonuçları çok acı, mutsuzluk, depresyon, toplumsal gerilik..zincirleme devam eden üstelik... çünkü bu kızlarla yetişecek toplumun yeni zihinleri, böyle anne gelinlerin eliyle..
Hem kendileri hem gelecekleri hem nesiller tehlikede.  
Sevip sevmediğinden bile emin olmadan sadece evlenmek isteyen ve evlenmek için evlenen kızların, kadınların sayısı azımsanamayacak kadar çok. Düğünü eş ve aile olmanın bilincine hazırlanmayı geçtim damattan ve duygularından bile çok önemseyen bir nesil gelmekte.  Başkaları ne der diye yaşayan, kendi benliğine yabancı.. Hatta biraz bencilce ... Bazı çiftler, düğün masrafını savaş bölgelerine bağışlarken bazılarının detaylar için sadece para değil fikir ve ruh harcamaları kabul edilebilir değil...
Düğünün manası ilan etmekken sadece ve ilişkiyi meşru kılmakken, gelin ve dmatlar aile olmaya hazırlanmalı iken düğüne hazırlanıyor. Düğün araç değil amaç haline geliyor...
Anne-babalara sesleniyorum lütfen yavrularınızın deha olabilecek potansiyellerini böyle gereksiz günü birlik detaylar hatta israflarla harcamayın.. Onların hayalleri hazine değerinde..Onları ilerletecek, aleme ve kendine faydalı kılabilecek ivme değerinde..Lütfen kızlarımızın hayallerine, ideallerine müdahale ettirmeyelim..Onları bu toplumsal çarktan koruyup fıtratlarını bozmadan muhafaza edelim.. Sosyo psikolojik baskılarla değil , Tv internet aldatmacalarıyla değil gerçek değerlerle büyütelim..Topluma mal olmuş nice değerlerle yetiştirelim.Onların hayat hikayeleri ile..
Neyi hayal ederse kişi o olur unutmayın.
Şimdi tercih sizin..isterseniz kızlarınız sadece gelin olsun, isterseniz bilinçli, yeteneklerini ve ruhunu, zihnini sonuna kadar kullanan, kendiyle ve toplumla dengesini ayarında kurabilmiş (topluma kukla değil topluma önder, aydın olabilmiş), işe yarayan bir birey olsun...
Çocuklarımız bizim eserimiz, ne istersek etkisindeler hala..Biz düğünleri konuşmak yerine ilmi emeği konuşalım..
Biz kızları günlere, düğünlere değil kütüphaneye, seminere, konferansa götürelim..
Daha çocukken geleceğin temellerinin atıldığını bilip çocuklarımızın anlarını bilgi ve yetenekle dolduralım. Sorgulayan, araştıran, üreten çocuklar yetiştirmek bizim elimizde.. 
Kızlarımıza sadece evcilik değil bilimsel oyuncaklar almakla işe başlayalım...Onlara rol model olalım. Evde yemekle harcadığımızdan çok kitapla, fikirle, sosyal aktifliklerle zaman harcayalım..Yemek yapmak gaye olmasın oyunlarında bile;  araçken amaç olmasın. Yemek yapmayı sevse bile bu bir meslek olsun ya bir hobi ya da bir hazırlanış amacı. Üretsin, ikram etsin hatta lokanta açsın, fakirlere dağıtsın. Lütfen hayallerini genişletin ve içine toplumu, insanları, idealleri, hayrı katın, yönlendirin.  Kızlar sadece düğün ve damat memnuniyeti odaklı bir gelen(c)eğe hapsolmasın artık...
Kız-erkek rollerinin doğru anlaşıldığı, kızların gelin olmaktan çok öte hayaller taşıdığı, artık kadın-erkek konumlandırmalarının değil çabanın, emeğin, fikrin değer taşıdığı bir toplum hayal ediyorum..Tunceli'de bir belediyenin kütüphanede kitap okuyan çocuklara 1 saat bisiklet sürdürmesi gibi ödülü bile manalı girişimler düşlüyorum. Halk eğitim merkezinin sadece sanatsal olmaktan çıkıp fikirsel olduğu, kadınları biraraya getiren muhabbetin derin ve sosyokültürel olduğu mekanların olduğu mahalleler, koşturan ve dünyayı değiştiren kadınlar düşlüyorum mesela. Ayakları üzerinde duran, sadece büyümeyen büyüten cocuklar. Artık paranın kutlamaya midelere değil mazlumlara aktığı bir düzen istiyorum.. Elele verilmiş bir kardeşlik, yeniden inşa edilmiş bir dünya istiyorum...
Çok mu zor ? ...
Daha zorunu da istiyorum.. Birbirimizle uğraşmak yerine, zalimlerle uğraştığımız bir düzen istiyorum. Bir mazlum bile ağlarken rahat rahat gülebilen insanlar olmasın istiyorum. Birlikte dünyada tek mazlum bırakmayalım istiyorum.Zulümler bitsin istiyorum. 
Yok vazgeçtim... Gelin nasıl olunur, düğün nasıl olmalı, ne giymeli ne yemeli.. Bunları hayal etmeli di mi?...
Yazık..Hayallerimize bile yazık..Bize yazık..Bizden yardım bekleyen mazlumlara yazık..
Biri onlara söylesin..Çok işimiz var..Yardım edemeyiz..Daha süslenmeli, organizasyonlar yapmalı, toplumsal roller gereği hayata rutin bir günlük işler, dedikodu, kıyas, rekabet, alışveriş ve  hizmet müessesinde devam etmeliyiz..
Çok işimiz var çok..
Daha hayallerimizi harcamalıyız..
Üretkenliğimizi, yeteneklerimizi, fikirlerimizi, zamanı.. .
Hz Hatice gibi güçlü olmak dururken bir erkeğin başarısıyla ve beğenisiyle yetinmeli, Hz, Aişe gibi aktif olmak dururken ev işlerine hapsolup tükenmeliyiz...
Çabamız ne olmalı tüketmek mi üretmek mi..Çabamız beğenilmek mi Hak rızası mı..
Rekabet mi adalet mi..
Nerde kalmıştık..
Tüketmeliyiz..Gelin olma hayali ile idealleri, dizilerle ve geleneksel aile yetiştiriciliği ile potansiyellerimizi.. Derinliğimizi... Fikirlerimizi.... 
Daha insanlığımızı tüketmedik.. Sıra onda. 
Korkmayın, çok da yakın bence.
Rabbim muhafaza edecek güç versin yüreğimize hayallerimizi, fikrimize ideallerimizi, çabamıza zamanımızı muhafaza edevek güç...
Doğru hayaller , idealler duası ile...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Memur ve memur emeklisinin gözü bu haberde
Memur ve memur emeklisinin gözü bu haberde
Van'da kaçak göçmen taşıyan minibüs devrildi: 35 yaralı
Van'da kaçak göçmen taşıyan minibüs devrildi: 35 yaralı